

7 yıl!!!
Neler biriktirmişim, ne anılar toplamışım hiç farketmeden. Bu şehri yaşamışım ben yaşayabildiğim kadar. Büyümüşüm aslında, hem de çok.
Dünya göz yaşı dökmüşüm kıyısında köşesinde ama çok da gülmüşüm.
Ama vedalar işte. Hüzün, gülüşleri değil gözyaşlarını hatırlatıyor sana.
Yine, yeniden özlem var yollarda.
Ve tabii alışmak…
İstanbulsuzluğa alışmak gibi işte…
Bir kaç cümle önce büyümüşüm mü dedim?! Ne büyümesi yahu, 19 yaşındaki Gonca’nın hisleri ele geçirdi yine onu.
Demek vedalar hep aynı, veda ettiklerin farklı…

yorulmak için koşmadım, koşmuyorum ben…
basit bir ekmek kavgasıydı benimki. huzuru yakalamak için acele ettim ve kaçırdım ellerimden.
bir umuttu benimkisi, belkilerle dolu.
umutlarımı yitirdim ben ve bu yorgun, bu sabırsız, bu tahammülsüz, bu bu bu Gonca’yı sevmedim ben, sevemedim.
telâşımı gerektiği yerde kullanmayı öğrendiğimde büyümüş olur muyum ki?

nasıl birşeysin sen? nasıl oyunlar oynuyosun bana?!
en çok yorulan sensin. neden bu kadar yoruyorsun ki kendini?!
dur biraz artık dur!!! saçmalamaya başladın iyice!!!
uyusan da uyumasan da
aynı terane…
şu an en çok sana kızgınım!!!
devreye girip tüm hayatımı değiştiriyorsun sonra da çekip gidiyorsun!!!
herkese herşeye “yeter. ben de buradayım” diye haykırmak istediğimde nerdesin?!! söyle nerdesin? hayatımın neresindesin?!!